Sabah olsun istemiyorum…Sabah olunca bir an once saat 6 olsunda evime gidiyim istiyorum. Cigeri bes para etmez adamlarla ugrasmaktan, ayiya dayi demekten,kendi hayatimla ilgili kararlari kendim verememekten cok ama cok yoruldum. Sanki universitedeki guzel yillarin intikamini aliyor hayat. Herkes illa kotuyu yasamak zorunda mi kardesim, ne olur herkes mutlu olacagi hayati yasasa,hayatinda ne yapmak istiyorsa onu yapsa.Hayatimda yapmak istedigim seyleri alt alta yaziyorum ulan bu sistemde benim bunlari yapabilmem icin minimum yas 35-40 hadi gene sevdigin bir isi filan yapiyorsan neyse, eger oda yoksa bitmissin zaten evden ise-isten eve ole gidip geldigin bir hayat. Ha ben boyle atip tutuyorum bir cozum soyle bilader iskembeden sallama derseniz de verebilecegim bir cevap yok maalesef size, insani esas sinirlendiren kismida budur bu isin zaten.
Birde bu hayatta bole sozde ‘akraba’ olan insanlarin yaptigi kiskancliklar, fesatliklar,dedikodular, attiklari kaziklar filan varki yazsam bursa’dan istanbul’a yol olur. Zamani gelince su anda sadece buraya karaladigim ve karalayamadigim laflari da suratlarina carpicam tabii ki ama dedim ya herseyin bir zamani var.
Gene de bu zor zamanlarda bile insanin kendini yalniz hissetmemesi ve yaninda guvenebilecegi akrabalarin, arkadaslarin olmasi paha bicilemez bir nimet. Bu gunleri her ne kadar yorsada, guclenerek atlatabildik mi gerisi hikaya.
Cok karisik bir yazi oldu sanki ama bole bir icimi dokesim varmis iyi geldi hakikaten.
Not: UEFA baskani Platini’yede o kale arkasina hakem degil esek baglasan o penaltiyi verirdi demek istiyorum…